CeyhunYılmaz


 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:40 pm

SANA KALAN SAZ



sana

yaralarımdan çiçekler,

ilk yardım geceler biraz da

ve yangında kurtarılması imkansız acılar

bırakıyorum...



seni özümün gizinde saklıyorum...

bütün aşklarımın izlerini sayıklayarak

ve aldatarak tüm sevdiklerimi,



sana

cinayetimin ipuçlarını bırakıyorum...

vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden

(türkülerin sırtındaki muamma!)

yazık bir nakarat bırakıyorum sana



"ben sana gülüm demem

gülün ömrü az olur"



öç biter,

biter şarkı,



yaz olur...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:40 pm

SANA BAKMAK



Herşey yapılabilir

Bir beyaz kağıtla

Uçak örneğin, uçurtma mesela.

Altına konulabilir

Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için

Sallanan bir masanın.

Veya şiir yazılabilir

Süresi ötekilerden kısa

Bir ömür üzerine..



Bir beyaz kağıda

Herşey yazılabilir,

Senin dışında..

Güzelliğine benzetme bulmak zor,

Sen iyisimi sana benzemeye çalışan

Herşeyden:

Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor.

Belki tabiattadır çaresi

Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin..

Ve benim

Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim..

Anlarım bitkiden filan

Ama anlatamam

Toprağın güneşle konuşmasını

Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla



Sen bana ışık ver yeter

Bende filiz çok..

Köklerim içimde gizlidir

Gelen giden, açan soran, bere budak yok

Bir şiir istersin

"içinde benzetmeler" olan

Kusura bakma sevgilim

Heybemde sana benzeyecek kadar

Güzel birşey yok



Uzun bir yoldan gelen

Tedariksiz, katıksız bir yolcuyum

Yaralı yarasız sevdalardan geçtim

Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu

Herşeyi anlattım..

Olan olmayan, acıtan sancıtan..

Bilsem ki sana varmak içindi

Bütün mola sancıları

Bütün stabilize arkadaşlıklar

Daha hızlı koşardım

Severadım gelirdim

Gözlerinin mercan maviliğine..



Sana bakmak

Suya bakmaktır..

Sana bakmak

Bir mucizeyi anlamaktır..



Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır

Aşk sorgusunda şahanem

Yalnız kelepçeler sanıktır

Ne yazsam olmuyor

Çünkü bilenler hatırlar..

Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar

Bahçıvan değil tüccarlardır

Sen öyle göz,

Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı

Sen teninde cennet kayganlığı iken,

Sana şiir yazmak ahmaklıktır..



Bir tek söz kalır

Dişlerimin arasından

Ben sana gülüm derim

Gülün ömrü uzamaya başlar



Verdiğim bütün sözler

Sende kalsın isterim

Ben sana gülüm derim

Gül sana benzediği için ölümsüz..

Yazdığım bütün şiirler

Sana başlayan bir kitap için önsöz



Sana bakmak

Bir beyaz kağıda bakmaktır.

Her şey olmaya hazır

sana bakmak

suya bakmaktır..

gördüğün suretten utanmak..

sana bakmak

bütün rastlantıları reddedip

bir mucizeyi anlamaktır..

sana bakmak

Allah’a inanmaktır.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:41 pm

SEBEBİM DERLER YA...



ölümüm senden olur

bilinsin

ne uçsuz bir kan akışı

ne buğusu kadehte rakının,

ela ve sonsuz bir teneşir uykusu

gözlerinin ağlamaklı bebeğine...



acemi zamanlar silinsin

ölümüm senden olur

bilinsin

sen istesen aslında

bütün kafiyeleri eskitirsin



aklında kalmayacak aklım

başka kollar başka sarılmalar

ve her defasında alsancak

platonik rutubet kokacak

aklına bir fikir gelecek

bir çift iri memenin kuşkusuna

fidye vereceksin



bütün iklimlerin feri silinsin

ölümüm senden olur

bilinsin



gözlerin bir içim çaydı bizansta,

gözlerin,

ela teneşir uykularıma kapanan kırık pencere...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:41 pm

SESSİZ



Kavun kokulu odaların rahiyasıdır

Karışan sulara

Senin fikrinle yoğrulmuş bir eser yoktur

Yüzümün sana tıraşlanmış bölümünde

Çoğu çiçekli

Kimi şarkılar geçer aklımdan

Sesime sesim dökülür

Bir ıssız bir mutlu koro başlar

Ardından

Şarkıya

Çünkü benim sessizliğimde

Seninde susuşun var.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:42 pm

SEVMEKTEN GİDİNCE



Sen beni sevmekten gidince ben bana borçlu kaldım

Ya sen bana fazla geldin ya ben sana az kaldım

Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur

Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur



Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde

El tutmak yol açıyor diye hesapsız

Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları

Yasak kelime oyunu yapmak

Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak

Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok

Tomurcuklanmak günah

Ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak

Kimse ölmesin diye

Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak

Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı

Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya

Ne deniyorsa onu atacak kalp

Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın



Sen sesini alıp gidince ben burda dilsiz kaldım

Ya sen bana fazla geldin

Ya ben sana az kaldım

Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur

Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:42 pm

SON DURAK



kilitlenmiş beton kanatları kuşların

oksit gibi yapışkan bir mayışmayla ağarmış gün

pas tutan kelimeler için bir iksir belki de

ya da aklına susamış sevgililerin safdilliği

acıtmış ömrünü çekirgelerin

medyatik soruşturmalardaki enflasyonist yargılar

haber değeri taşımıyor haber spikerinin ölümü

herkes kendi manşetinde satır arası

hiçbir bakışı aydınlatmıyor florasan buğusu



burası son durak inecekler için son fırsat

bir daha ne süper ne mega kupon verilecek

kalanlar şoförün evini göremeyecekler hiçbir zaman

onları sonsuza götürecek, afaroz edilmiş bir merak

burası son durak



hafızada kalan tek numara için

telefona uzanır elleri

ölümüne randevulu insanların

temize çekilemez not defterleri

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:42 pm

SUSUŞTU YÜZÜN



bu ufukta bitiyor yüzün

ve başka bir gökyüzü başlıyor

komşu ellerle sarmalanıyorsun

yanıyorsun...



ne kadar övülsen az

avazım çıktığı kadar susuyorum

ismindeki sesli harfleri



mayınlı bir gülümsemeyle

senin karasularında olmak,

üstünde ilkbahar bir entari,

sanki

yeniden

eski bir öyküye başlamak...



yüzündeki o billur akşam kahvaltısı

sürgülerken özümü,

ne kadarını sustuk

konuştuklarımızın?..

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:43 pm

TARİHÇE



önce hain bir uykunun sevimsiz sabahı

gibi sıradan mahmur,

aynı sabahın

ilk sıcak çayı gibi ferah

bir karşılaşma...

-Merhaba!



sonra güzel

ve en sıcak gülüşmelerin ev sahibi

bir yüz...

-Görüşürüz!



derken

sanki elin elimde

kem gözlere keder

dünya güzeli sohbetler

-Ara beni!



ardından

derimizin altına sızan

hani katiyen rakı içme mecburiyeti çağrıştıran

bir korku ki

-Eyvah!



ve şimdi

kalbimi karanlıklarda hançerleyen

aklımı başımdan eyleyen

çok uzun yollarda

hiç uykulu otobüs saatleri gibi

acıtan

kanatan

yani korktuğumuz

yani başımıza gelen

büyüdükçe büyüleyen

aşk...

-Seni seviyorum!



şimdi sen

kalbimin közünde kıvılcım kıvamında

ağrıyan...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:43 pm

YAĞDIKÇA



Yer ile yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,

Kavim göçlerinden bu yana ağlayan

Ve durmadan

Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler

Çalan, çaldıran, yakalatan

Adı bende gizli bir kadındı İstanbul



Şehre bir yağmur yağdı

Ben ağladım



Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan

Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses

Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır

Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden

Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk

sipariş edildi yeniden



Bir şehre yağmur yağdı

Ben ağladım



Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında

Hangisi talandı demli öpücüklerin

Ve buğularda yitirilen kimin adıydı

Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu

Soyulur muydu kabuğu hayatın

Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?



Yağmur şehre bir yağdı

Ben ağladım



Ben giderken ençok seni götürdüm

Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları

Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı

Kutsal kitabımdı ziyan edilmiş sevgililer atlası

Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi

Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı



Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı

Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı

Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı



Ben...

Yağmur...

Ağladım...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:43 pm

YASAK



yasak bana gözlerini anlamak

ellerin

bana yasak



ah olaydım

gözünde yaş

fikrinde telaş

düşünce suçun

beraatin olaydım



fakat yasak

yasak bana gözlerini anlamak

ellerin bana yasak



ah olaydım

yüzünde sürgün

yatağında mülteci

vatanın

anayurdun olaydım



fakat yasak

yasak bana gözlerini anlamak

ellerin, uyruğum

bana yasak.............

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:44 pm

YAŞAYABİLME İHTİMALİ



soğuk ve şehirlerarası

otobüslerde vazgeçtim

çocuk olmaktan

ve beslenme çantamda

otlu peynir kokusuydu babam...



Ben seninle bir gün Veyselkarani`de haşlama yeme ihtimalini sevdim.



İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında

(ankara`da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman)

özlemeye başladım herkesi...

Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki,

adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra...



Bizim Kemalettin Tuğcu`larımız vardı...

Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...

Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan

kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık...

Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...

Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu, pütürlü duvarlara

ve Türk Dil Kurumu`na inat bir Türkçeyle...

Ağbilerimizden öğrendik, Ş harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi...



Ankara`ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.

Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri

Oysa Ankara`da hiç sevişmedim ben.

Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim...

(Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak...)

Ankara`ya usul usul kurşun yağıyordu...

Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri...

Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim...

Ve hiçbir mahkeme tutanağına geçmedi adım...

çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece...



sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde

ama sen yoktun...

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni tenefüs saatlerinde...

Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu...

Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum...



Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

yaz sıcağı toprağa çekiyordu tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini...

Sonra otobüs oluyordum,

kırık yarık yoların çare bilmez sürgünü...

Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum Muş ovasının yalancı maviliği...

Otobüs oluyordum bir süre...

Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum,

yanağım otobüs camının garantisinde...

Otobüs oluyordum...

Bir ülkeden bir iç ülkeye...

Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum...



Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin...

Korkuyordum...

Sonra iniyordum otobüsten...

Çarşıdan bizim eve giden,

ömrümün en uzun,

ömrümün en kısa,

ömrümün en çocuk,

ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum...

Çünkü sonunda annem oluyordum

babam kokuyordum sonunda...



Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, çocuk olmaktan...

Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...



Ben seninle bir gün Van`daki bir kahvaltı salonunda...

Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği) bir yol üstü lokantasında...

Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubeyazıt`ın herhangi bir toprak damında...

Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim...



Ben senin,

beni sevebilme ihtimalini sevdim!

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:44 pm

YAZMAK İÇİN



mevsim dışı

sarışın bir kederdin

soğuk yazlıkta...

Sayfiye hanımın tembel düşlerine

ve çıplak ayakla

betona basıyordu yaz...



bense paslanmış bir keyifle

hayatımı yazamak istiyordum

sensizliğe

gül buğusu bir edebiyat arıyordum...



her tanışmada

bir "memnun oldum" öldüren

devrik katillerdik hepimiz



ve sen

faili yaz bir cinayettin

o maktül yazlık akşamında...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yılmaz Erdoğan Hayatı Ve Eserleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2
 Similar topics
-
» Vanessa Hayatı
» Tolga Çevik ve Ailesi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
CeyhunYılmaz :: Edebiyat Şiir Hikaye :: Şair Ve Yazarlar-
Buraya geçin: