CeyhunYılmaz


 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Şiir Bazen Kahve İçer

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
poe
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Mesaj Sayısı : 193
ruh hali :
Kayıt tarihi : 07/10/08

MesajKonu: Şiir Bazen Kahve İçer   Salı Ekim 14, 2008 8:58 am

Bütün hücrelerim şiirin karşısında oturmak ister... Ve şiirin bütün hücrelerinin de “karşısında oturmamı” istediğini bilirim.
Ama şiir, bir türlü gelip almaz ve kendi omuz çantasıymışım gibi koymaz beni masanın karşı ucuna!
Ben?..
Bense felçli gibi yürüyemem,
Lâl gibi söyleyemem,
Âmâ gibi bakamam...

Bakışları?..
Bana bakmadan...
Saçımın bir tek telini bile oynatmadan;
“Eser” bana doğru...
.....
“Korkudan” saçımın bir tek teli bile kıpırdayamaz!..
Ama içim?
Uçar, savrulur!
.....
Şiir?
Şiir bazen;
Karşımdaki masada oturur.

Garson yaklaşır yanına.
.....
Onun gözlerine nasıl bakar, onunla nasıl konuşur... Sipariş fişiyle kalemi onun karşısında nasıl bir arada tutabilir anlamam...
Garson ona ne “emrettiğini” sorar...
.....
Şiir...
Şiir bazen kahve ister.

O mu içer fincandaki kahveyi;
Yoksa fincan mı onun dudaklarını içer...
.....
Anlamam.
.....
Şiir...
Şiir bazen kahve içer.

Şiirin dudaklarına değen fincan, içindeki kahveyi soğutamaz!..
Şiir bir de kendini seyretmeye başlarsa yüzünde; kahve, savrulan buharlarını tutamaz!

Kelebek gibi konar parmakları fincanın beline;
Titrer bütün yapraklarım!..
.....
Sonra soluğunu duyarım...
Sonra dudaklarını.
Terler süzülür benden; ağzına doğru akarım!

Kokumuz karışır artık biribirine.
Ben şiire kokmaya başlarım; şiirse kahveye...
İki mısra, bir beyit gibidir dişleri; gezerim arasında...
Ve dolaşırım damağında,
Sonunda, dilinin üstüne uzanırım...
.....
Şiir, dudağında titreyen son damlamı yalarken...

Kayboluşlarım şiirin içinde olur işte;
Geçerim boğazının içinden ve en ulaşılmaz, en dokunulmazlarını bulurum.
Ben o olurum...
Ben şiir olurum artık;
Şiirin artık ben terleyeceğini bilirim!

Kimse bilmez şiirin kahve sevdiğini, ben bilirim... Kimse bilmez şiirin kahve içtiğini, ben bilirim.
Çünkü şiir tarafından ben içilirim!
.....
Kimse bilmez şiirin kahvenin tadını bildiğini, ben bilirim...
Ve kimse bilmez şiirin dilinin tadını;
Ben bilirim!
.....
Kimse bilmez:
Şiir bazen kahve ister...
Şiir bazen kahve içer.

Belli ki şiiri tanımaz bu garson; şiiri görmez, duymaz, koklamaz...
Yanına gelir, hesabı getirir.
Şiirse, sanki “benim bedelimi” bırakır tabağın içine!
.....
Ben ise, hâlâ felçli gibi yürüyemem,
Lâl gibi söyleyemem,
Âmâ gibi bakamam...

Şiirin bakışları; yine bana bakmadan... Saçımın bir tek telini bile oynatmadan eser bana doğru...
.....
Saçımın bir tek teli bile yine kıpırdayamaz korkudan!..
Ama içim?
Uçar, savrulur!
.....
Şiir?
Şiir bazen;
Karşımdaki masada oturur.

Şiir?
Şiir bazen kahve ister, kahve içer...
Ve kış ortasında açmış bir bahar dalı gibi kalkar ayağa, paltosunu giyer. Kaşkolunu atar boynuna ve elleriyle ensesinden saçlarını çıkartır, bana doğru savurur...
Şiir, sanki ben gibi masasının karşı ucunda oturan çantasını asar omuzuna...
.....
...Defolur gider!




Muammer Erkul
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Şiir Bazen Kahve İçer
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
CeyhunYılmaz :: Edebiyat Şiir Hikaye :: Şiirler-
Buraya geçin: