CeyhunYılmaz


 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 10:51 pm

Ahmet Muhip Dranas ( 1908)- (21.06.1980)
1908 yılında Sinop’ta
doğdu.Ankara Erkek Lisesi’ni bitirince Hakimiyet-i Milliye gazetesinde
çalıştı (1930-1935), Ankara Hukuk Fakültesi’nde iki yıl kadar süren
yüksek öğrenimini yarıda bırakarak İstanbul’a geldi. Edebiyat Fakültesi
Felsefe Bölümü’ne girdi, bir yandan da Güzel Sanatlar Akademisi’nde
kütüphane müdürlüğü yapıyordu. 1938’de Ankara’ya Döndü, C.H.P. Genel
Merkezi’nde Halkevleri kültür ve sanat yayınlarını yönetti (1938-1942),
askerlik dönüşü Ankara’da Çocuk Esirgeme Kurumu Yayın Müdürü
(1946-1949), Kurum başkanı (1957-60), daha sonra İş Bankası Yönetim
Kurulu üyesi oldu.

“Ankara Lisesi’nden Muhip Atalay” imzalı
Bir Kadına şiiri, yayınlanan ilk şiiriydi (Milli Mecmua, 15 Eylül
1926), Yedi Meşaleciler’i 1940 kuşağına bağlayan şairlerimiz içinde
Cahit Sıtkı Tarancı ile birlikte şiirde sese, şekil mükemmelliğine önem
verişi, Baudelaire sembolizminden hareket edip Türkçe’de yeni bir şiir
dili ve yapısı oluşturmağa çalışması ile şiirimizde kendine sağlam bir
yer edindi.21 Haziran 1980 tarihinde öldü.

ESERLERİ

Tiyatro
türünde üç eser verdi: Gölgeler 1946’da, O Böyle İstemezdi 1948’de,
(Çıkmaz adıyla 1977’de) ilk kez oynandı; bunlardan CHP Piyes
Yarışması’nda (1946) ikincilik kazanan Gölgeler basılmıştır (1947).
Daha sonra Gölgeler ve Çıkmaz, Oyunlar (1978) adı altında yayımlandı.

Bütün
şiirlerini Şiirler adlı bir kitapta (1974) topladı. (Şiirler, Orhan
Ural’ın şairin kişiliği ve sanatı üzerine bir incelemesiyle birlikte
yeniden basıldı, 1982). Tevfik Fikret’in Rübabı Şikeste, Halukun
Defteri kitaplarından seçmeleri ve Han-ı Yağma (Yağma Sofrası), Tarih-i
Kadim (Eski Tarih) şiirlerini günümüz diline çevirerek Kırık Saz (1975)
kitabında topladı. Yazıları ölümünden sonra Yazılar (1994) adıyla
kitaplaştırıldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 10:54 pm

Gerçek

Uyandığı zaman gökte yıldızlar
İnsan düşünür: belki de Allah var!
Tanrısal bir öpüştür söken şafak.

Ne hoştur insanın bir gül açası,
Koşan göklerde kuş gibi uçası,
Bulutlarla yağmur olup ağlamak.

Gitmek, sona ermeden... bir zamanda...
Başıboş bir tekne gibi ummanda;
Fırtınalarda ne yelken, ne bayrak.

Fakat beni sen uyandır, ey zeka!
Bak, işte önümde her günkü çorba,
Ekmek, kaşık ve kasesiyle bu aşk.

Sarhoş eden, davet eden bu ölüm
İçinde ben salt bir ademoğluyum,
Korkan, ölüşünü hatırlayarak.

Ey, ışığın boşandığı gerçek düş!
Bütün zamanı kucaklayan öpüş;
Yaşamak... eken insan, veren toprak.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 10:55 pm

Fahriye Abla

Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi,
Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi;
Güneşin batmasına yakın saatlerde
Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.
Yaz, kış yeşil bir saksı ıtır pencerede;
Bahçende akasyalar açardı baharla.
Ne şirin komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı.
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Altın bileziklerle dolu bileklerin.
Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.
Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Gönül verdin derlerdi o delikanlıya,
En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya.
Bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın,
Hâlâ dağları karlı Erzincan’da mısın?
Bırak, geçmiş günleri gönlüm hatırlasın;
Hâtırada kalan şey değişmez zamanla,
Ne vefalı komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 10:56 pm

Yurt

Doğuda bir yurdu vardı ozanların,
Her gece uykumda bir nal şakırtısı;
Serüvenlerini anlatır şarkısı
At üzerinde ölen kahramanların.

Egemen olduğu yer eski Hanların,
Elden ele gök bir bayrağın yalkısı;
Havada yalın bir kılıç parıltısı
Korur düzenini geçmiş zamanların.

Yaşadım sanırım ben orda bir zaman,
Çıplak atlarda bir kadınla yan yana
Bozkırlar boyunca çıkmışız akına.

Kimbilir şimdi nerde? Hangi yıldızda?
Ve hangi odada? İçtiği kımızda
Beni anar mı ki o, dişi kahraman?

Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 10:56 pm

Sen ve Gökyüzü

Bir güzelim sensin, bir de gökyüzü,
Gerisi denizler ötesi, hepsi.
Gökyüzüyüm gündüzüyle, gecesiyle,
Sen güzelim aşkıyla, neşesiyle
Uyumlu, esgin, el ele, ikiniz,
Umutlarla bezer, gönendirirsiniz
Ömrümü, kıyısında bir akşamın.

Bu kutlu anlarında yaşamamın
Solumayı bile unutuyorum;
Sanki ölümsüzlüğü tutuyorum!
Ya o gökyüzü; öylesine mavi
Üstümüzde, öylesine ebedi
O gökyüzü ve öylesine gerçek;
Büyük, büyük, büyük, kocaman çiçek.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 10:57 pm

Kara Gözlerin

Kara gözlerindeki umut
Siyah saçları kadar karamsardı
ve kadere küsmüştü O, bir kere
Sevgiyi öldürdü diye...
Sanki ona uzanan ellerde
Keskin bir bıçak
Ha vurdu ha vuracak
Bu, benim karanlıklarım,
Bu benim sırlarım diyor hep
Bir gün gelecek
Şefkatle kollarına saracaklar...
Asılsız sevgilerdi onu yıkan aslında
Umutları umduğu gibi çıkmamış
Beklentileri hep korkuları olmuş
Sanki bütün hayatı,
Kupkuru bir odadaymış kopamadıklarıyla...
Gülüşleri bir sigara içimi zamanı kadar az
Her nefeste biraz daha kısalırken
Bütün beklentileri
Duman duman uçuyorlardı.
Kurallar koymak isterken dostluklarına,
Kuralları bozduğunun farkında değildi aslında...
Şimdi o gözlerde,
Vakitsiz yağan yağmurlar var,
Hasat mevsimi bitmiş bahçelere
Sağnak sağnak yağacaklar,
Belki gönlünde gökkuşağı açacak
Ama, altından çocuklar geçmeyecekler.
Su yerine zehir akacak ırmaklarından,
Hiç kimse içmeyecek...
ya Ben,
Şimdilerde bir bağ bozumu hüznü var içimde,
Üzümlerim gazap üzümü
Şaraplarımsa gözyaşları...
Sen güz güneşinde, sanki kanadı kırık bir kuş,
Konmuştu bahçeme,
Ona şefkatle eğilirken
Pır diye uçtu birden
Kırık sandığım kanatlarındaki sahtelik,
ve inancımla birlikte.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 10:57 pm

Köpük

Oyun bitti ve her şey yerini buldu.
Akşamla ebedi kizlar anne oldu.
Aynalara bakma,aynalar fenalık;
Denizi,sonsuz olanı düşün artık.
Bir gün beni hatırlayabilirsin ancak,
Güzelsen soyabilirsin cirilciplak;
Oradayim hep ben,orada derinde,
Gemilerin ihtiyar köpüklerinde.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 10:59 pm

Büyük Olsun

Ben büyük şarkıları severim; büyük olsun.
Deniz gibi, gökyüzü gibi herşey ve mahzun.
Seviyorsam seni aşk ölümsüzdür gönlümce,
Aşıksam kadınım değil tanrıçasın, ece.
Denizler yolculuğa çağırır durur da beni
Gitmem düşünerek geri döneceğim günü.
Ben büyük rüzgarları severim; büyük olsun
Aşkım da, özlemim de hepsi, herşey ve mahzun.
İnsan bir yanınca Kerem misali yanmalı.
Uykudan bile mahşer gününde uyanmalı.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 10:59 pm

Şehrin Üstünden Geçen Bulutlar

Bakip imreniyorum akinina
Şehrin üstünden geçen bulutlarin,
Belki gidiyorlar yakinina
Rüyamizi kuşatan hudutlarin.
Evler, agaçlar, sular, ben be bu an
Sanki bulutlarla bir, akiyoruz;
Onlarin hevesine uyaraktan
Cenup ufuklarina bakiyoruz.
Biz de hafif olsaydik bir rüzgardan,
Yer alsaydik şu bulut kervaninda,
Güzle’e ve Yeni’ye doğru koşan
Bu sonrasız gidişin bir yanında;
Dağlara, denizlere, ovalara
Uzansaydık yağarak iplik iplik
Tohumları susamış tarlalara
Bahar, gölge ve yağmur götürseydik.
Bakıp imreniyorum akınına
Şehrin üstünden uçan bulutların.
Gidiyor, gidiyorlar yakınına
Rüyamızı kuşatan hudutların.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:00 pm

Adamlar

Sönmüş saçlarında son damla ışık,
Bir düşün içinde gibi her akşam
Ve yüzleri duman kadar dağınık
Geçer bu sokaktan binlerce adam.
Umut gözlerinde ölü bir bakış,
Çığlık bir bükülüş dudaklarında;
Bulamadıkları nedir ki, yaz kış
Dolaşırlar şehrin sokaklarında?
Sanki yalvaran bir duadır onlar,
Belki tanrılara açık vesvese,
Bir nehir. Bu nehir her akşam akar
Derinden ruhları çağıran sese.


Ahmet Muhip Dranas


En son mgg tarafından Cuma Ekim 10, 2008 11:02 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:01 pm

Titrek Bir Damladır

Titrek bir damladır aksi sevincin
Yüzünün sararmış yapraklarında
Ne zaman kederden taşarsa için
Şarkılar taşırsın dudaklarında.
İşlerken hülyama sesten örgüler
Bir çini vazodan dökülen güller
Gibi hülyada fecirler güler
Buruşmuş bir çiçek parmaklarında.

Gözlerin kararan yollarda üzgün,
Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün;
Süzülüp akasya dallarından gün
Erir damla damla ayaklarında.

Sesin perde perde genişledikçe
Solan gözlerinden yağarken gece
Sürür eteğini silik ve ince
Bir gölge bahçenin uzaklarında.

Sen böyle kederden taştığın akşam
Derim dudağında şarkı ben olsam
Gözlerinde damla, içinde gam
Eriyen renk olsam ayaklarında


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:02 pm

Her Günkü Şarkım

Her gün ekmeğimi bölüşürsün
Yalnızlığımın sofrasında,
Yorganım altında üşürsün
Her güz ve bahar arasında.

Bağlayansın her göz yaramı,
Gülmek görevin ben gülünce;
Yağmur senin gibi ağlar mı
Gözlerimden yaş dökülünce?

Her düşüncemin ıstıraplı
Serüveni, hayırlı rüyam.
Sen ey, günahlı ve sevaplı,
Allahlı ve şeytanlı dünyam!

Her günkü şarkısı dudağın,
Havayı dolduran kokusu
Yağmura kavuşmuş toprağın;
Yediğim ekmek, içtiğim su.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:03 pm

Son Bulut Sıyrılınca

Son bulut sıyrılınca üstünden
Beyaz alevden bütününle sen
Hayalimde belirmeden daha,

Gece yeryüzü varıp uykuya
Issızlıkta ay inince suya
Benzedin odamda bir sabaha.

Aman dur! ve hiç kıpırdama ki,
Kusursuzluğunda başlar belki
Kalbi ulaştıran yol Allah'a

Sonsuzsun bu ak güzelliğinle!
Ölüp, ölüp de her an sevginle
Dirilmek... bir, bir daha, bir daha


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:04 pm

Yaşarken

Ağaçların daha bu bahçelerde
Bütün yemişleri dalda sarkıyor;
Umutların mola verdiği yerde
Geceler bir nehir gibi akıyor.

Baksan bir uzaklık var hangi yana,
Hangi eşyaya dönsen boş bir ayna;
Varmak istediğim uzak limana
Gemiler beni almadan kalkıyor.

Gelmedi gün daha, çalmadı saat,
Daha uçurmuyor beni bu kanat;
Sabırsızlanma, ey kapımdaki at!
Güneş daha gözlerimi yakıyor.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:04 pm

Her Şey Uzaktadır

Uzaktadır her şey; gökyüzü, deniz,
Her an peşimizden koşan gölgemiz,
Özlenen limanlar, yanan yıldızlar.
Uzaktadır her şey; anneler, kızlar...

Uzaktadır her şey, hep... yalnız ölüm,
Her yerde, her an yakınımız, ölüm.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:05 pm

Serenad

Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.
Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak,
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.
Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Koncanın altında bükülmüş her sak.
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin zambak...
Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.
Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:06 pm

Son Aşk

Son aşkımdır bu -sen- ve son çile,
Günümün son fecri, sonu artık;
Giriver inince gün, aralık
Kapımdan gelinlik elbisenle.

Onu sevmekle geç, ey yaşamak!


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:07 pm

Ağrı

Vardım eteğine, secdeye kapandım;
Koşup bir koluna sımsıkı abandım.
Karlı başın yüce dedikleyin yüce.
Sükun içindeki heybetin gönlümce.
Devce yapında ilk rahatlığı duydum.
Şifa mı ne ki ruha bu ilk yudum.
Hayal arkasında boş çırpınışlarının.
Sen uygun bir vakti gelince rüzgârın
Sonsuzluğa doğru kalkacak sihirli
Bir gemi gibisin göklerde demirli
Ve ben rıhtımında bekleyen tek yolcu...
Düşüncemizin en haksız, en korkuncu;
Açan o ağulu çiçek delilikte,
Giren sır mezara cesetle birlikte,
Şüphe; o bin çeşit çilenin yemişi.
Yılan ağzındaki elma... Ey, ateşi
En derin yerinde gizli gizli yanan!
Seyrediyor ruhum kar balkonlarından
İnsanın göresi olmaz manzarayı
Ve aklın o uçsuz bucaksız sarayı
Yıkılıyor... Duygu bir kartal hıziyle
Fırlıyor engine sevinç avaziyle.
Bulutlar ne güzel bulutlardır onlar,
Hep böyle başımın üstünde dursunlar
Menekşe rengi, kan rengi, toprak rengi.
Asılı kalsın hep bu yağmur hevengi.
Dünyayı saran bu gece ne gecedir,
Yıldızlardan yağan ışıklar ne incedir!
Yansın o yıldızlar bitinceye kadar
En derin uykular, en tatlı uykular.
Ey, gökperdelerde şahlanan tanrısal!
Eteklerindeyiz işte. Ve bir masal
İçinden gelmişiz sana, atlı yaya,
Attığımız okta kısmeti bulmaya.
Yitik, perişandır elbet bencileyin
Pişmanlığa ırgat olup geceleyin
Günle bahtın çağrısına koşan kişi.
Ah, iç sıkıntısı; sen ettin bu işi.
Zevk, o yosma kadın eski bir bahçede
Ayaküstü günah işlenen gecede
Bir susuzluk kadehi sunmuştu bana;
Yüzümü maskesiz gösteren ilk ayna.
Yel alsın götürsün bütün o geçmişi,
Büyülü kadehin zehrinden içmişi
Serin yalanında kandırmaz her pınar.
Dindirir miydi ki en tatlı rüzgârlar
Bende gizli gizli başlamış ağrıyı:
Bu, rüzgâr ve gemi uğramaz bir kıyı
Ya da bir teknede açılmış bir delik;
Hangi pencereye koşarsam ahretlik
Bir gökyüzü, siyah, güneşten habersiz,
Her adım attığım yeri basan bir sis.
Hangi yana baksam onu görüyorum:
İnancın kaydığı bir dipsiz uçurum;
Günah kapılarının aralandığı,
Tanrıların bile avaralandığı
Şaşkın, çaresiz bir insan kaderince.
Güneş! güneş! güneş! ey, ölümsüz ece!
Sana tapınanlar kardeşimdir benim;
Güneş! güneş! ben sana doğru gelenim,
Kucakla beni, tanrıça sev, sar beni,
Ey yırtıcı, en aç hayvanların ini
İçimin göz görmez mağaralarına gir;
Senin girmediğin yerde haset, kibir
Dert, kin, yalan, ölüm, korku ve işkence,
Çakal seslerinden örülmüş bir gece,
Teneşir başında oynaşan çirkinler
Engerek düğümü doğuran gelinler
Zina şöleninde beynin nöbet nöbet
Cehennem halatı çeken bir iskelet
Ve yaprak indiren ağaçlar baharda...
Senin bağışından yoksun kucaklarda
Çocuklar kertenkeleyle bir biçimde.
Ağrı'ya eş bir dağ olsaydı içimde
İlkin şu gönlüme doğardın her sabah,
Bana her yer geceyken sarardın, gümrah
Sarı saçlarınla benim varlığımı,
Kendimde taşırdım kendi toprağımı...
Ağrı'ya eş yüce bir dağ yok içimde
Ne kadar cüceyim dert ve sevincimde!
Kaplamış gözümün gördüğü her ufku
Umutsuz, zifiri bir gece, bir korku.

Ah, yazık ki bütün insanlık güneşsiz.
Ey ateş, nasıl da seni yitirmişiz!
Bu yalnız inilti esen manzaradan
Bir çaresiz ay'dır sallanan aradan;
Işık tuttuğu her şey bir taze yara.
Onmaz bu gece. Bırak karanlıklara!
Can yiğitliğini yitirmiş, kalb aşkı
İlenişlerinden insanın bir şarkı
Tutmuş dört yanı, bir çirkin ağıt, eski...
Ah güç de değildi bahtiyarlık belki;
Üstümüzde deniz gibi bir gökyüzü
Bir şemsiye gibi açtı mı gündüzü
Altında her kalbe esenlik payı var;
Bizimdir, yelken açmış giden bulutlar,
Vurup alnımıza serin gölgesini.
Bizimdir bu korku, bu renk dolu sini
Üstünde seslerle ışıklar kamaşan;
Bizimdir bu zafer, bu beste ve bu şan.
Şu aydın, ferah ve rahat gök altında
Her kazazedenin müjdesi bir ada,
Her gülüşe ayna bir gölek kenarı;
Koparırken elin taze meyvaları
Öyle kolaydı ki şaşıyorum demek;
Soframıza konmuş bu doyulmaz yemek
Niçin bir zehirli kaşıkla yenmede?
Ağrı! başına boz bulutlar inmede.
Ne ki bu cendere, ne ki bu sonsuzluk...
Bu köpüren sular ve geçmez susuzluk
Kim şu vurulmuş yatan, ova boyunca,
Bir kan çeşmesine açık durup avcu?
Çile pazarında cana pey sürümü
Çözmek mi istemiş o çetin düğümü?
Korkunç bir ezgide çatlayan bu kamış
Yitirdiğimiz bir cennet mi aramış,
Ölümsüz barışa gülen şafakları,
Lezzet ve esenlik tüten ocakları,
Ömre öpüş tadıyle uyandığımız,
Tanrısal bir çıra gibi yandığımız?..
- Dağ! senin yandığın gibi bir vakitler-
Vuran bir toz parçası değilse eğer
Küçük gövdesine budur giden ölüm,
Onun yüzünü bizden çeviren ölüm...

Sen ey, oyununu en güzel oynayan!
Hangi kıvılcımla fışkırttın ruhundan
Birgün söndürdüğümüz kutsal ateşi?
Sen ey! ölümden çok hayatın kardeşi
Dirilttin nasıl bir mucizeyle tekrar
Her şeyi, dostluktan düşmanlığa kadar
Ve geri getirdin o sürgünlerini?
Nerde buldun tekrar eski günlerini
Zamanlar içinde yitmiş kardeşlerin
Ve en güzelini sönmüş, ateşlerin,
Kalbimin o kadar sevdiği o gülü,
Ölüm ötesinin mutlu tahayyülü
Evrensel cümbüşü, yaşama şevkini,
Bizden gidenlerin birgün en yakını
Ümidi ve şafak kanatlı neşeyi,
O aşkı, o tadı, o gülümsemeyi?..
Ey boş gecelerin dadı ayışığı!
Salla, salla hüzün uyuyan beşiği
Söğütlerin nazlı dalları içinden
Bir sabahı özleyen şu taze kadın
Yatsın başyastığına anılarının;
Bir makina sesiyle işleyen kalbi
Alıp gezdirirsin onu bir gemi gibi
Düşlerinin durgun, mavi denizinde.
Beni de hep kendi kendimin izinde
Fenerinle yolumu aydınlatarak
Barış çeşmesini aramaya bırak,
Budur yaşadığın sürece görevin;
Gecelerin birinde, solgun alevin
Güne yenilmeğe başladığı zaman
Üstüne başımın düştüğü kitaptan
Eser Mevlana'nın üflediği rüzgâr...
İşte, gam türküsü söyleyen kamışlar
Rüzgârından gördüğüm ova boyunca.
Bu bir düştür belki, insan uyanınca,
Gözlerinde kalır serabı bir ömür,
Her şey bu ışıltı ardından görünür
O insana; sevmek, yaşamak ve ölüm.
Seni uykuya çekip götüren elim
Kadınım, ayışığı içinden şu anda
Aldanış diye ne varsa bir insanda
O daldan tutuyor... Böyledir bu. Kader.
Kavuşur sabaha en uzun geceler
Ve serin durur her avunuş testisi.
Rüzgârlar başladı. Sonsuzluk gemisi
Önünde köpürüp şahlanmada engin;
Yolcusu olduğu nihayetsizliğin
Bir ucu Allah'ta ve sende bir ucu
Başlıyor serüvenlerin en korkuncu:
Gökyüzüne doğru yürüyen yeryüzü,
Barıştıran sınır geceyle gündüzü;
Ey sonsuza doğru ilkuçtan gelen Dağ!
Göğü perde perde delip yükselen Dağ!


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:07 pm

Yağmur, Gül ve Eller

Yel yapraklarımı savurur,
Dört yanım yağmurla örtülü;
Güz vaktim gerçek ya, ne yağmur!

Kafamda hep bir uykusuzluk
Ve masamda bir düşler gülü,
Gecenin içinde, soyunuk.

Ve bir düşünce arasında
Ellerim; beyaz, boş ve bencil,
Bu gül’le gece arasında,

Kopmuş gidiyor dallarımdan...
Hayır, başımdan yana değil
Uykusuzluğum, ellerimden.!


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:08 pm

Rüzgar

Bu ne yeşil, ne mavi bu, ne sarı yolumuzda?
Nasıl koyup gitmeli bu denizi, bu kırları?
Uğulda, uğulda, uğulda sonbahar rüzgârı,
Bir dal kırabilir misin bakalım, gönlümüzde?
Bu şarkılar, bu hâlis sözler varken, dilimizde.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:09 pm

Sokaklar

Sokakta gün, sokakta gece,
Ben, sen, o, biz, kuş ve karınca.

Sokaktan gelir vehimlerim,
Sokakta geçer bayramlarım.

Sokakta kibarlar, sakatlar,
Alaylar, düğünler, tabutlar.

Sokakta ağlanır, gülünür,
Hayal kurulur ve ölünür.

Memelerinde keder sütü,
Şairi sokak anne büyüttü.

Sokaktan işitti her gelin
Seferberlik haberlerinin

Gecede ayak seslerini.
Çiziyorken kavislerini

Ay, güneş, yıldızlar, koşarak,
Unutuş da sendedir, sokak!


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:10 pm

Esenlik Size

O gün bu gün size özendim
Her yerde; hava, toprak, deniz.
Bir serüvendi; gökteyseniz
Çıktım, yok, yerdeyseniz indim.
İlkin, size içkiyi tattırdım:
Ömür boyunca sarhoşsunuz;
Ne açsınız artık ne susuz.
Sizsiz ben de susuz kalırdım.

Size geceyi de öğrettim
Onda düşlerle çoğaldınız;
Yaşantıda yorgun ve yalnız
Değilsiniz; sizi ürettim.

Biterdi belki bir uykuyla
Herşey ve tadından ötürü.
Gördünüz ki bundan ileri
Bir şey var çağıran tutkuyla.

Çağırdım, çağırdım, çağırdım
Bir böcek gibi titriyerek.
Koştunuz tükeninceyedek
Ha bir adım, daha bir adım...

Sizi ölümle perçinledim
Bana... ve sımsıkı ve sıcak;
Üşürdünüz ah, çırılçıplak
Ölüm döşeğinde; önledim.

Size yani günahı sundum;
Öptünüz ve güzelleştiniz.
Çirkindiniz ilkin, tek ve pis.
Irmak oldunuz; sizde yundum.

Şimdi olay, hep ya hiç gibi,
Vardan ve yoktan özge bir şey,
Sevgiden de öte bir düzey;
Olmak ya da olmamak belki.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:13 pm

Evreni Sevmek Ki...

Aç mısın kardeşim, gel olanı bölüşelim,
Ama şiirlerimle seni doyuramam ki;
Ta, yıldızlara değin uzansa bile elim,
Daha ötelerine, daha... buyuramam ki.

İnsanı insan diye sevmişim, hep severim;
Ve onu tanrılara karşı bile överim.
Ben bütün bir evreni sevmişim; alın terim
Var evrende; öz, üvey diye ayıramam ki.

Güzellikleri alır satarım, gel işim bu.
Güzel tellalıyım ben; alan var mı? neşem bu.
Güzelle yüceltirim insanlığı, işim bu,
Çirkini, kabayı ve hamı kayıramam ki.

İnsanoğulluğunu kulluk diye almışın!
Düşüncenin orakla biçilmesine karşın
Bir geleceğin dulda düşlerine dalmışın;
Bu derin aldanıştan seni uyaramam ki.

Kim zafere erecek? Zafer ne? Bir akşamda
Güneşi bağlamaksa geceye karşı, ya da
Haykırmaksa, gür... varım, bir güldür açan, ama
Kini bir hançer gibi kından sıyıramam ki.

Hep Tanrı mı gerek, ey tapınağı dünyanın,
Özgürlükler üstünde?.. Bir yüce aramanın
Yıldızsal kulesinden sesleniyorum: kalkın!
Duyuramam ki ama beni, duyuramam ki...


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:13 pm

Kar

Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.

Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
Sesin nerde kaldı? kar içindesin!

Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram...
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:14 pm

Bir Sokak

Dün gece lambaların kör ışığı içinde
Herkes ömründe bir kez olsun o yoldan geçer
Bir sokağa düştüm ki her köşede bir gölge,
Her pencerede bir baş, her kapıda bir fener.

Onların iki yana dizili yüzlerinde
Kalmamış gibiydi bir damla ışıktan eser
Ve körler gibi, sanki elleriyle derinde
Yitmiş hayallerini arıyorlardı yer yer.

Balkonundan sarkarak biri: 'Yavrum, diyordu
Hatırlamaz olmuşsun artık eski karını;
Göğsümde geçirdiğin sevda akşamlarını.'

Biri memelerini gösterip gülüyordu:
'Pencereme bakmadan geçme öyle, güzelim!
Ben Leyla'dan sevdalı, Zeliha'dan güzelim...


Ahmet Muhip Dranas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Ahmet Muhip Dranas Hayatı Ve Eserleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki
 Similar topics
-
» Vanessa Hayatı
» Tolga Çevik ve Ailesi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
CeyhunYılmaz :: Edebiyat Şiir Hikaye :: Şair Ve Yazarlar-
Buraya geçin: