CeyhunYılmaz


 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
08kobe
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Mesaj Sayısı : 24
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Perş. Ekim 02, 2008 12:19 pm

Bağlanmayacaksın

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
08kobe
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Mesaj Sayısı : 24
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu   Perş. Ekim 02, 2008 12:25 pm

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
abraxas
üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 457
İş/Hobiler : şiir,resim,radyo dinleme
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Perş. Ekim 02, 2008 12:57 pm

08kobe demiş ki:

Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak

harika ellerine sağlık...teşekkürler I love you

_________________
Şair şiir yazmaz... içinde bir şiir vardır zaten şairin... Bu kitapta okuyacağınız şiirler yağmurludur..
Bittiğinde ya gözler ya da yürekler ıslanır...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.frekans.eniyiforum.net
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:24 pm

Herşey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

Can Yücel
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:26 pm

Can Yücel Hayatı Ve Eserleri

1926 - 12 Ağustos 1999. İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul ve Ankara’da tamamladı. Şiirle ve edebiyatla ilgisi küçük yaşlarda başladı. Bu konuda babasının desteği oldu.

Ankara ve Cambridge Üniversitelerinde Latince ve Yunanca eğitimi gördü. 1950’de yeniden Türkiye’ye döndü. Aynı yıl »Yazma« adlı ilk kitabı yayımlandı.

1956’da Güler Yücel’le evlendi. Bu dönemde Mao ve Che Guevara’dan yaptığı çevirilerden dolayı 15 yıla mahkum edildi. 2 yıl sonra çıkan genel afla salıverildi. Cezaevindeyken yazdığı şiirlerini »Bir Siyasinin Şiirleri« adlı kitapta topladı.

Shakespeare’den Brecht’e birçok kişiyi Türkçeye aktardı.

Şiirleri ve yazıları çeşitli dergi ve gazetelerde aktarılan Can Yücel’in, »Yazma« (1950), »Sevgi Duvarı« (1974), »Bir Siyasinin Şiirleri« (1974), »Ölüm ve Oğlum« (1976), »Şiir Alayı« (1981), »Rengahenk« (1982), »Gökyokuş« (1984), »Beşbiryerde« (1985), »Canfeda« (1986), »Kısa Devre« (1990), »Kuzgunun Yavrusu« (1990), »Çok Bi Çocuk« (1992), »Gece Vardiyası« (1993), »Güle Güle Seslerin Sessizliği« (1993), »Gezintiler« (1994), »Maaile« (1995), »Seke Seke« (1997), »Mekanım Datça Olsun« (1999), »Alavara« (1999) adlı şiir kitapları ile düzyazılarını topladığı, »Düzünden« (1994), »Can’dan Yazılar« (1995) adlı kitapları yayımlandı.

Ayrıca »Hatırladıklarım - E. Roosevelt« (1953), »Yeni Türkiye: Bir Garp Devleti - G. Duhamel« (1956), »Her Boydan - Dünya Şiirinden Çeviriler« (1957), »Anna Frank’ın Hatıra Defteri« - A. Frank (1958), »Lord Stadford`un Türkiye Hatıraları - S. Lane Poole« (1959), »Sırça Kümes - T. Williams« (1964), »Muhteşem Gatsby - S. Fitzgerald« (1964), »Lenin Petrograd’da - E. Wilson« (1967), »Küba`da Sosyalizm ve İnsan - E. Che Guevara« (1967), »Gerilla Harbi - Mao Tse Tung« (1967), »Siyah İktidar - S. Charmichael« (1968), »Saloz’un Mavalı - P. Weiss« (1972), »Yeni Başlayanlar İçin Marks - Rius« (1977), »Bahar Noktası - W. Shakespeare« (1981), »Şvayk Hitler’e Karşı - B. Brecht« (1982), »Don Cristobita ile Don Rosita - F.G.Lorca« (1983), »Batı Yakasının Hikayesi - A. Laurents« (1988), »Kar Kokusu - C. M. Schulz« (1991), Fırtına - W. Shakespeare« (1991), »Oliver Twist - C. Dickens« (1992), »Hamlet - W. Shakespeare« (1992), »Define Adası - R. L. Stevenson« (1992) adlı çevirileri yayımlandı.

İzmir'de öldü ve Datça'da toprağa verildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:27 pm

Yeter

Çok uzun bu uzantılar
Üç dakka yeter bana
Çocuk sesleri için
Mektepten dönerken
Üç dakka yeter bana
Öpmek için gözlerinizden
Ve cennetten kovulmak için...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:28 pm

Ağaçları Kesmeyin

Düş bir yaş dalından düşerse
Nereye düşer hiç düşündünüz mü?
Yerde bir iz kalmayacak mı izdüşüm?
Düşen yaş dalından düşünce
Gözlerinizdedir pınarı
Bir yaş bir daldan düşünce
Kökündedir yaşı
Bir yaş düşer bir daldan
Hepimizin ölen arkadaşı
Ve çok eskilere dair bir düşünce
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:28 pm

Ağıt

Dün gece seyrimde gördüm cerenim.
Kızlar ne kadar çok seviyorlarmış ki seni
Mosmor olmuş gülyazısı bedenin
Mosmor olmuş gülyazısı bedenin
Düşmüş sanki erguvanlar içinde
En genç burcu yıldızdan bir kalenin
En genç burcu yıldızdan bir kalenin
Uçmuş sanki uçsuz bir uçuruma
Gökyüzünün çakır gözlerinden
Gökyüzünün çakır gözlerinden
Düşmüş bir damla,bir deniz feneri
Işınlarıyla şile bezlerinin
Güdüyor çobansız kalmış tekneleri
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:29 pm

Poetika

Yalnızlığı sevmiyorum
Yalnız kim ola ki
Kendim...
Kendimin kendini sevmiyorum
Kediler hariç...

Kahve ocakçısı olacaktım ben
Tuttum kavlimi
Yazdıklarımsa hep nafile
Hep nişanlı angaje ısloganlı
Can, diyorlar, bir kahve yap şu dümenin ağzına
Kallavi olsun!

Bende yoksa kahve, yemişçiden tedariklenip
Ve cazveyi ateşe sürüp, üstüne yemeni, şekerini
Taşırmadan pişiriyorum

Biliyorum, bilmez miyim bu kahve ocağınnan
Ocağımızı bucağımızı
Isıtamayacağımı!

İşte onun içinde de içim titreyerek
Cezvenizi sürüyorum ateşe
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:29 pm

Yeşil Şiir

Baktıkça çoğalır yıldızlar gecede
Parmaklarınla sayılmaz;
Kimi duyulur, kimi duyulmaz,
Dinledikçe çoğalır gecede,
Sesler gelir,
Ya hızlıdan, ya yavaştan.

Her şey kendi dilince konuşur;
Karanlık örtse de üstünü
Gecede devam eder renk renk
Ağacın dalında, rüzgarda;
Her şey kendi rengince konuşur.

Gözlerini kapatır beklerdi;
Yaprağa benzer ellerini, avuçlarını uzatır,
Beklerdi işitinceye dek
Ağacın dalında, rüzgarda;
Yeşili duydu mu uyurdu
Rüyasında.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:30 pm

BAHARLA ÖLÜM KONUŞMALARI
I
Memelerim koparıyor
Yüzyıl süren bir yalnızlık
dile gelmişçesine
Nasıl nasıl bir sevinç yarabbi!
Ve ağrıya
ağrıya tabi,
ağraya
ağraya ağbi...
Nakkaş Tepe de ancak
bezmimize böyle gelmiştir
Gelincikleri ve Nazım Hikmet’leriyle
Yerbilimsel bir hapisten sonra

II
İçimdeki karanlığı patlatacağım
Zifiri bir su akacak
kamışımdan toprağa
Bir kedi yavrulayacak
köpek dişli bir kedi
Ve böğürtlenler köpürecek ağzından
Yedikçe
kendi
kendini
mayhoş
Ya da Posta Nazırı dedemden kalma
Mors’un en morundan bir karga
Konacak karşıki direğin doruğuna
Düşmanlarım öyle doldurmuşlar ki onu
Ne kadar taşlasan boş
oynamıyor yerinden
Ben kargadan korkmam ama
bunun gözleri baykuş
Ve tüyleri güngörmedik deniz dipleri kadar ıslak
Ve ötüyor
ötüyor
ötecek
Beni ışığa bağlayan
(Bağlayın beni ışığa!
Gerin telleri gerin!)
beni ışığa bağlayan
o gelin telleri
o gelin telleri
kopuncaya dek...
Akpembe bahar yelkenleriyle
Güneşin rüzgarına gerilmiş
bir badem ağacı gibi...
İçimdeki karanlığı patlatacağım
Ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla
ağlaya
ağlaya
Yepyeni bir insan
pırıl pırıl bir can
bitecek toprağa...

III
İki çöpçü geliyordu karşıdan.
Biri
(Aynen Selahattin-i Eyyubi Haçlılar
Seferinden, sanırsın, pos bıyıklarıyla
Tarihin, süpürmeye gelmiş Prens Adalarını )
Öbürüne
(Marmara’yı bizim Yaşar Küklopsunun o
Anavavza gözüyle dünyanın en güzel
atlarının neredeyse ineceği e biraz
genişçe bir çakır su gibi görüyordu,
eminim)
Eyitti kim:
Halk Partisi’nin solunda bir parti olsa
Hiç dinlemez oyumu ona veririm

IV
Sevda Tepesinde geçen gün
Karşıki masanın altında
İki tane tavuk gördüm
Toprakla yıkanıyorlardı
Eşeledikleri çukurda
İnsanlar için de belki ölüm
Toprakla bi tür
Yıkanmaktır diye düşündüm

V
Üşüyor mu deniz
üstüne boşandıkça yağmur?
Ondan mı dersin
tüyleri böyle ürperiyor?
Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta
Alı al moru mor bir sandal gibi acaba
Yıllar sonra yılmayıp yine
Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine?

VI
Buket diye bahçeli bir meyhane vardı Yenişehir’de
Yıkıldı çoktan GİMA var şimdi yerinde
Kenarı küpelerle çevrili o küçücük havuzun
Yamacında bir masa
Cahit Ağ’beyle otururduk yaz gecelerinde
Fıskiyenin serpintisiyle sırılsıklamdı muşamba
Zaten Cahit’in gözleri daim yaşlı
“Şunu siliver!” derdi garsona
“Şu muşambayı siliver, mirim!”
Ne Cahit kaldı, ne Buket, ne fıskiye
Yine de bu bahar öğlesinde
Fıskiyenin üstündeki o kırmızı top gibi
-İsterse kalpten olsun, isterse-
Hop hop ediyor ya yüreğim bi düziye

VII
Ruhum sıkıldıkça, ruhum,
Mızrapsız bir tambur gibi
Apayrı bir hava çalıyor vücudum
Ruhum sıkıldıkça ruhum,
Senden ayrı, kendimden ve kentten ayrı
Apayrı bir hava çalıyor vücudum
Kalk gidelim, kalk gidelim başka yere!
Başka yere, başka yere, başka yere!
Ruhum sıkıldıkça, ruhum,
Cemil Beysiz bir tambur gibi
Kendi kendini çalıyor vücudum

VIII
Yalıların surları boyunca giderken Kanlıca’da
Duvarda bir gedik ilişti gözüme
Uydurdum gözümü deliğe:
Bir bahçe
Bahçe değil bir havuz
Havuz değil bir bahçe
Üstü nilüfer kesmiş silme
O nefti yapraklarıyla gelmiş
O aksarı çiçeğiyle
Ne hevesle gelmiş kim bilir bu güzelliğe!
İnsanoğlu beni görsün diye mi?
Bahçede oysa
Bahçedeki bir havuz
Bir havuz ki bir bahçe
Ne in var ne cin ne bey ne ağa
Surları da çekmişler dört bir yanına
Bizler de varmayalım diye bu uçmağa
Sade bir garibim yavru kurbağa
Serilmiş o ortası çukur
O sal gibi yaprağa
Yarı suyun içinde
Yarı yansımış ışığa
Pırıla pırıl yeşile yeşil
Rezil mi rezil
Başladı birden haykırmağa
Başladı inin cinin ağanın beyin
Ne kendi görüp ne kimseye gösterdiği
Çevresine bizler görmeyelim diye
Surlar çektiği
O kimsesiz güzele türkü yakmağa
Şairim ben
Benim işte o kurbağa

IX
Hep ölümü çalacak değil a Zangoç
Bu da
Sema’yla Asaf’ın kızına
Hoşgeldin demek için
Oysa
Ne kadar
Ne kadar
Ne kadar yalnız
Sanıyordum kendimi demin

X
Atkestanelerini geçen süvari ışıklar
Er-erken kaldırmış hanımellerini
tühallah üşüyecekler!
Ve zeytinler eski Rum tenteneleriyle
Esen yel!
Esen yel!
Kim gördü böyle gül yiyen horoz
Tanyeri kokuyor sesi...
Yuvarlandıkça sanki bayırdan aşağı
hapiste dolmuş bir şarap şişesi
Öbür horozlar da ayaklanıyor
merdiven nakışlı ibikleriyle
Ve balkonlardan sarkarken
düşleri bebelerin
bir albayrak yarışı gibi
Horozlar nev-icad ediyorlar denizi
Hırsızlar!
Hırsızlar!
Ve deniz
levent gölgeleriyle Turgut Reis’in
Bütün bu dizelerden alınıyor
Bir ala
bir mora kesiyor yüzü
Esen yel!
Esen yel!
Bu sabah
bir firardır
kan-davasından bir çocuk
Kuşluk vaktine kalmadan önce
Güneşin kurşunlarıyla vurulacak
Ve akşamladı mıydı çamlar
ve karadı mıydı
Tepelerde
Tepelerde
Öyle güzel ki esen yel
Esen yel!
Esen yel!
Bu sabah
ve bu bahar
bir firardır
Baruta koşan bir fitil
İfil
İfil
Öyle güzel ki esen yel!
Esen yel!
Esen yel!
Öyle güzel
Öyle güzel ki
Esmese de
Esmese de
Güzel

XI
İçimden bir his bırakmıyor beni ölmeceye.
İçimden bir his.
Bir his ki
Çapraz oturmuş denizin kıyısına
Taş
Taş
Taş
Derken bir GÜNEŞ!
Tıpkı Üsküdarda’ki
Şemsi Paşa Camisi gibi.
Sen iskeletlerle değil diyor bana
Sen iskelelerle kuracaksın cesedini
Ve öyle köpeksin ki sen
Öldükten sonra bile
Yılmaz’ın UMUDundaki
Paytonların ardından
Koşacaksın hep
Geleceğe
Çın
Çın
Çın
Ve karnımın gevşemesine karşın
Taş..larımdaki tarçın
Bırakmıyor beni ölmeceye
Evet diyemiyorum
Diyemiyorum ki evet
O hayırlı
O hayırlı geceye

XII
Ben de
Boğaziçi de bu bahar
Mavi sakalına erguvanlar takmış
Sarhoş bir İskele Babası kadar
Hem delikanlı
hem deliler gibi ihtiyar

Can YÜCEL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:31 pm

RAMBRANDT'IN RESMİ ÜZRE

Karanlıklar arasından bir ışın
Bir kadın vucuduna vuruyor
Aşağıdan yukarıya
Yıkanmak uzre
Geceliğini kaldırmış
Bacakları bütün kadınların
bacaklarından
Ama o ezele kalacak
O bir ışın yüzünden
Aydınlatan yaşamımızı
Aydınlatan yalnızlığımızı
Bir tek ışın
yaşasın.
Can YÜCEL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:32 pm

YAPRAKTI

Bir başka yolculuk dalından düşmek yere,
Yaşadığından uzun;
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere.

Ağacın yüksekliğince,
Dalın yüksekliğince rüzgarda;
Ve bir yeni ö'mü'r
Vardığın çimen yeşilliğince.


Can YÜCEL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mgg
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 284
ruh hali :
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Cuma Ekim 10, 2008 11:33 pm

İKİMİZİN ARASINDA

Bir gün şayet camsız çerçevesiz penceresiz
Bir gün ben, çadır bezi bir perdeden
Günlerin toz-toprak şarkısını çırparken
Canevimin önünden geçersen,
Bir gün şayet boynumda yem torbası hayallerim asılı
Bir gün şayet samançöpü bir sokak dişlerim arasında
Canevinin önünden geçersem
Anlatırım nasıl nerde
Bir ulu çınara takılı bir kuyrukluyıldız
Bir yeşil telaşta çırpınan ışığımız
Anlatırım nasıl nerde...
Sonra eğilir kulağına derim: Bekle
Çocukken kaçırdığım uçurtma dönsün gelsin
Hele çarpsın bu çerçi yükü şehirlere,
Hele ürksün fincancı katırları!

CAN YÜCEL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
poe
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Mesaj Sayısı : 193
ruh hali :
Kayıt tarihi : 07/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Paz Ekim 12, 2008 12:35 am

Anladım

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım...
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
Can yüceL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
poe
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Mesaj Sayısı : 193
ruh hali :
Kayıt tarihi : 07/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Paz Ekim 12, 2008 12:37 am

Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu


O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!

Can Yücel
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
poe
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Mesaj Sayısı : 193
ruh hali :
Kayıt tarihi : 07/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Paz Ekim 12, 2008 12:39 am

Seninle Olmanın En Güzel Yanı

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi.. . Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kı skanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda.. . Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..

Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

Can YÜCEL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
poe
tecrübeli üye
tecrübeli üye
avatar

Mesaj Sayısı : 193
ruh hali :
Kayıt tarihi : 07/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Ptsi Ekim 13, 2008 4:40 pm

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltının keyfine..
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?

Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!


Can Yücel
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:49 pm

ELLERİMDE BİR GÖZTAŞI



Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum

Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu

Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde

Giritli bir ölümüm varmış, bir balıkçı fitil gibi

Patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim

Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mı

Ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç

Kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış

Ne zaman boğulsam böyle yosun kokuyordu ışık

Sabahcı kahvelerde bir çiroz ötüyordu

Ve dalgalarımı geçen o deniz şoförleri

Böyle uyur düşlere bindirmiş gemiler

Uyuklar gibi üstünde mermer masaların

Bir tahta parçasıydım, osmanlı bir kazadan kalmış

Yüzüyordum, islam kaptanın ahşap ayağında

Öbür tahtalara öbür insanlara doğru

Cumhurdu mürekkep balığı, simsiyah yüzüyordum

Ne bileyim, bir korkunun böyle destan olduğunu

Ağardım, nisanlayınca gece, ve yavrulayan yalnızlık

Ya da ilk insanın doğduğu, öldüğü dağdı Moby Dick

Nefes aldıkça filbahriler köpürüyordu sulardan

Çanlar çalıyor kulaklarımda, yunuslar yarışıyordu

Alyuvarlar, dolkuşları ve rüzgar midyeleri

Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde

Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum

Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu

Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:50 pm

BÜYÜK CAN DEDİ Kİ:



Kovalamayın beni yatağa

Hiç uykum yok

Daha lafınıza karışacağım

Ortalığı dağıtacağım

Televizyonu kapatacağım

Ayçiçeği resmi yapacağım daha

Başparmağıma şiir okuyacağım

Islık çalacağım

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:50 pm

OPUS-CORPUS-1999



Gümüş kanatlarıyla bezmimize gelen

O huriler o kumrular

Yaşamı yaşatmak için

Sevişmeyi ilan ediyorlar



Huu çekerek içlerinden

Hakuran kafeslerinden

İndirerek darağaçlarını yaprak yaprak

Bach'ın yepyeni bir yapıtını çalıyorlar

Siyah beyazlarıyla

Kumrular ki makamları cennet



Mekanımı cennet ediyorlar benim de

Türemişim bir tuba ağacının köklerine

Gözyaşlarımla düşünüyorum o gelmeyen geleceği

Yaşamı yaşatmak için

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:51 pm

ÜÇ NAL LOKANTASINDAN



Bu cehennemi sıcaktan kurtulmak için

Sırtımı, omuzlarımı yüzen

Ne bir esinti bekliyorum yaprakları uçarısıya,

Ne de bir yaz yağmuru bardaktan boşanırcasına

İhtiyacım benim başka bir sıcak

Teninin sıcaklığı senin

Yelelerimden sağrıma inen ter damlalarıyla

Koşturacak beni menzilinden menziline

Dört ayak, üç nal

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:51 pm

SEVGİLİ GENÇLİK



Öyle parçalandım ki ömrümde segiyle öfke arasında

Sevgimi öfke vurdu

Öfkemi sevgi kaçırdı

İçim parçalandı arada



Bir de bigün baktım gökyüzüne, bir bayram gecesi

Bir kestane fişeği açmış yedi rengimden

Yağıyorum çocukların üstüne

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:52 pm

GÜLER YÜZÜMLE



Viran bir rum evi adada oturduğumuz ev

Serinliğine serin

Ferah olmasına ferah ya

Tam bir hakuran kafesi.

Bu deyimi aslına döndürmek için mi nedir

Bir çift de kumru gelip

Yuva yapmış çatısına.

Öyle usturubunla yerleşmişler ki

Çürümüş tahtaların arasına

Dışardan görünmüyorlar hiç.

Yalnız

El-ayak çekildikten sonra

Derinden

Ve civan demlerle demlenircesine

Başlıyor dem çekmeleri



Benim de çökmeye yüz tutmuş

Şu can kafesimde

Kadir sevgilim Güler’e sevgim

ÜSKÜDARA GİDELİM diyor hala

ÜSKÜDARA GİDELİM

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Admin
admin
admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 974
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale
ruh hali :
Tuttuğu Takım :
Kayıt tarihi : 01/10/08

MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   Çarş. Ekim 22, 2008 11:52 pm

GÜZEL'E



Dün gece senin küçücük elinle yalnız yattık

Yalnız senin küçücük elinle yalnızlık

Kandilli ilkokulu kadar kalabalık

Zilleri çaldığında düşlerinin

Sınıfların kapıları ardına kadar açık

Gökyüzünün, denizin, toprağın, hayalle, emeğin

Haklı sınıfları



Belki de baskın korkusuyla vefasız, akıntıya atılan

Kitaplar varya onlardan

Öğrenmiş Marx'ı, gümüş balıkları

Ve belki de onun için o kadar,

O kadar aydınlık ortalık...



Sen ki çicekleri toplamayan güzelim

Çicekleri sulayan çocuk

Ve ben ki buruk ve kavruk

Bir ihtiyar adamım artık

Öyle güzeldim ki senle, çiçeklerden çok

Ve anladım, anladım ki bir daha

Düşünde bile göremez işler

Düşlerin gördüğü işleri

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ceyhunyilmaz.jforum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
CAN YÜCEL Hayatı Ve Eserleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki
 Similar topics
-
» Vanessa Hayatı
» Tolga Çevik ve Ailesi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
CeyhunYılmaz :: Edebiyat Şiir Hikaye :: Şair Ve Yazarlar-
Buraya geçin: